
Umut bekleyen annelerin sesi olmak

Umut bekleyen annelerin sesi olmak
Özlem Yılmaz
Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir kahvaltı programı, bana bir kez daha şunu hatırlattı:
Bazı buluşmalar vardır, adı “kahvaltı” olur ama aslında toplumun en derin yaralarına dokunur.
Lider Kadınlar ve İstihdam Derneği (LİKADER) tarafından bu hafta düzenlenen “Umut Bekleyen Anneler” buluşması tam da böyle bir organizasyondu. Aynı masada anneler, uzmanlar ve politikacılar vardı. Ama en çok da umut vardı… Ve o umudu ayakta tutmaya çalışan yorgun yürekler…
Programın ev sahibi, LİKADER Başkanı Tuğba Koç idi. Sosyolog ve Uluslararası Aile Danışmanı kimliğiyle Sayın Koç, organizasyonun merkezine toplumun kanayan iki büyük yarasını yerleştirmişti:
Madde bağımlılığı ve akran zorbalığı.

Bu iki başlık, sadece çocukları değil; anneleri, aileyi ve dolayısıyla toplumu derinden etkileyen sosyal kırılmaların en görünür yüzüydü.
Programın dikkat çeken konuşmacılarından biri de 25, 26 ve 27. Dönem Milletvekili, aynı zamanda TYT Türk Kanalı Yönetim Kurulu Başkanı Arzu Erdem oldu. Erdem’in vurguladığı en önemli nokta şuydu:
Annelerin yaşadığı zorluklar bireysel değil, kamusal politikaların konusu olmalıydı.

Yani mesele sadece bir annenin mücadelesi değil; devlet politikalarıyla desteklenmesi gereken toplumsal bir sorumluluktu.
Salondaki en duygusal anlardan biri ise Türk Sanat Müziği’nin güçlü sesi Umut Akyürek ve kıymetli eşi, Devlet Sanatçısı Oktay Ertuğrul’a aitti.

Hayat yolculuklarından süzdükleri tecrübeleri paylaşırken, birçok annenin gözleri doldu. Çünkü sahnede anlatılan bir başarı hikâyesinden çok, bir direnişin ve evladını yeniden kazanma mücadelesinin hikâyesiydi.
Uzman Psikolog Yeliz Arda ise işin bilimsel boyutunu ortaya koydu. Bağımlılık ve zorbalığın çocukların ruh dünyasında açtığı yaraları anlatırken, erken müdahalenin ve aile desteğinin hayati önemine dikkat çekti.
Programın sürpriz konuğu Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın oldu. Tasavvufi sohbetiyle salona bambaşka bir derinlik kattı. Bazen akademik bilgiler, bazen de kalbe dokunan sözler iyileştirir insanı… O gün ikisi de vardı.
Program sonunda Tuğba Koç’un şu sözleri hafızalarda yer etti,“Bu buluşmalar sadece bir kahvaltı değil; annelerimizin sesi olmak, onların yükünü görünür kılmak ve çözüm yollarını birlikte bulmak adına çok kıymetlidir.”

Salondan ayrılırken şunu düşündüm, “Toplumun en güçlü ama en sessiz kahramanları anneler…”




