
2254’ün Suriye ile uyumu
2254 numaralı kararın Suriye ile uyumu
Bekir Atacan
18 Mart 2011′den itibaren Suriye’deki olayları bir analist olarak sürecin yakından takipçisi olarak değerlendirdiğimde, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı, başlangıçta uluslararası ve bölgesel güçler en düşük ortak payda olarak kabul edilen bir çözüm planıydı. Ancak bu kararın mevcut durumla olan uyumu ve uygulanabilirliği bugün oldukça farklı bir perspektiften ele alınmalıdır.
Kararın geçmişteki önemi ve bugünkü durumu
2254 sayılı karar, on yıl önce bir dizi kritik başlık içeriyordu:
Geçiş hükümeti oluşturulması, yeni bir anayasa yazılması, kuşatma altındaki bölgelere insani yardım ulaştırılması, tutukluların serbest bırakılması gibi temel insani önlemler.
Ancak bu karar, geçen yıllar ve sahadaki gerçeklikler ışığında büyük ölçüde etkisiz hale geldi. Bugün kararın tümüyle uygulanabilir olduğu söylenemez. Fakat uluslararası meşruiyet sağlama açısından bu karardan hala faydalanılabilir. Özellikle uluslararası toplumu Suriye’deki yeni yönetimi tanımaya zorlamak için bazı kısımlar stratejik olarak kullanılabilir. Bu süreçte kararın uygulanma mekanizmaları ve taktikleri detaylandırılmalıdır.
2254’ün kurduğu yapılar ve bugünkü durumları
BM’nin 2254 kararı doğrultusunda oluşturulan Müzakere Heyeti ve Anayasa Komitesi gibi yapılar, Suriye Geçici Hükümeti’nin kurulmasıyla etkisiz hale gelmiştir. BM gözetiminde gerçekleşen geçiş hükümeti müzakereleri ve yeni anayasa yazımı sürecinde rejim ve destekçilerinin sürekli engelleyici tutumları nedeniyle herhangi bir ilerleme sağlanamamıştır. Diplomatik sürecin başarısızlığı, sahada askeri çözüme yol açmıştır. 8 Aralık’ta gerçekleşen büyük ilerleme sonucu Şam’ın özgürleştirilmesiyle rejim ve destekçileri (İran, Rusya ve diğer milis güçler) geri çekilmek zorunda kalmıştır.
Bu yeni dönemde muhalifler, güvenliği sağlamada ve kamu-özel mülkiyeti koruma konusunda örnek bir model sunmuş, halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak için kısa sürede geçici bir hükümet kurmayı başarmıştır. Ancak uluslararası arenada yeni yönetimin tanınması ve desteklenmesi için dört temel zorluk bulunmaktadır:
Azınlıkların Korunması, tüm etnik ve dini grupların haklarının güvence altına alınması, Terörle Mücadele:,Radikal gruplara karşı net bir duruş sergilenmesi, İran ve Rusya’nın dönüşünün engellenmesi, Suriye’nin bağımsızlığının korunması ve yönetimde katılım konusunda kapsayıcı ve katılımcı bir model sunması bekleniyor.
Karar 2254’ün stratejik kullanımı
Bu dört zorluk, uluslararası kararın bazı unsurlarının kullanılmasıyla aşılabilir. Yeni yönetim, uluslararası toplumu etkileyebilecek şu noktalara odaklanmalıdır, Meşruiyet elde etmek için kararın hala geçerli olan bölümlerine referans yapmak, kararın insani ve siyasi boyutlarını vurgulayarak uluslararası destek sağlamak, özellikle azınlık hakları ve terörle mücadelede somut adımlar atarak uluslararası kamuoyunda güven tesis etmek…
Sonuç olarak, BM’nin 2254 sayılı kararı, bugünün koşullarında doğrudan uygulanabilir bir çözüm planı olmasa da, Suriye’nin geleceği için diplomatik bir araç olarak kullanılabilir. Yeni yönetim, bu kararı stratejik şekilde ele alarak uluslararası destek ve tanınma kazanabilir.



