Mahmut Oltan Sungurlu Havalimanı

İstanbuldan kiraladığım, 1962 model, üstten kanatlı Cessna tipi uçak ile 2009 yılında Köse havalimanı’na ilk uçağı indirdik.

Mahmut Oltan Sungurlu Havalimanı

Vefa, sadece duyguyla değil adaletle olur

Bünyamin Aygün
b
unyaminaygun@gmail.com


Bu memleket otuz beş yıldır bir havalimanının açılmasını bekliyor. Temeli atıldı, sözler verildi, unutturuldu, seçim geldi yeniden hatırlandı… Ama pistte hala uçak yok, ne var diye soracak olursanız sabrımız var! Ortada havalimanı yok, ama havalimanı vaadiyle dolu otuz beş yılın hatırası var. Temel var, tabela var, umut var… Bir tek uçak yok!
1989’da temeli atılan, üzerine memlekette en az elli havalimanı faaliyete geçen ve her seçim öncesinde yeniden inşa edilen bir havalimanı hayalimiz var. Yıllarca unutulan, her dönemde söz verilen ama bir türlü açılmayan bir proje…
Fakat bu yıl umudumuz yeniden yeşerdi.

Adalet ve Millî Savunma Bakanlıkları görevlerinde bulunmuş,
hayatını Gümüşhane’ye hizmete adamış değerli devlet ve hukuk insanı Mahmut Oltan Sungurlu.

Ne yazık ki Gümüşhane’nin sınırlı sayıdaki milletvekilleri, (Prof.Dr.Kemalettin Aydın hariç) yıllarca bu konuda bırakın mücadele etmeyi, meseleye parmak oynatmadı. Ta ki MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, Meclis’te kısa ama etkili bir konuşmayla Köse Havalimanı’nı gündeme taşıyana dek… Sonrasında Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu sahaya indi; Uraloğlu, Köse’ye gelerek, “2026’da havalimanı açılıyor…” dedi.
Biz de not ettik, bu söz son söz olsun diye…
Ve inşallah, seneye İstanbul–Ankara otobüslerinde perişan olan günlük bin 200 Gümüşhaneli ve Bayburtlu vatandaşın en azından bir kısmı artık memleketine rahatça gelebilir.

Merhum pilot Murat Öztürk ile İstanbul’dan Ankra aktarmalı Gümüşhane’deki Köse Havalimanı’na indik. Uçuş öncesi çekim rotası hazırlaken…

İlk resmi uçağı Sungurlu, ilk sivil uçağı biz indirdik

Köse Havalimanı’yla ilgili unutulan bir ayrıntı var. Bugünlerde herkes, “Yapıldı–yapılmadı” tartışmasına odaklanmışken, hafızamızın tozlu raflarından çıkarılması gereken bir gerçek arşivlerde çelik gibi duruyor:
Bu piste ilk resmi uçağı indiren kişi, buranın inşasına dikkat çekmek isteyen dönemin Milli Savunma Bakanı Mahmut Oltan Sungurlu’ydu. 
1996’da bakanlık koltuğuna oturur oturmaz yaptığı ilk iş, resmi uçakla memleketi Gümüşhane’ye gelmek olmuştu. O gün ulusal basın burayı, “Köse Havaalanı” başlığıyla manşetlerine taşımıştı. 
Şöyle düşünün, aynı yıllarda memlekete defalarca gelen kadirşinas iş insanımız Aydın Doğan’nın pilotu buraya inmeyi ısrarla reddetmişti. Yani hiçbir alet ve destek binasının olmadığı uçak indirmek büyük bir risk de oluşturyordu.
Yıllar sonra, 2009’da… Drone yok, helikopter kiralamak lüks. Gümüşhane’yi havadan fotoğraflamak için, merhum pilot Murat Öztürk’le İstanbul’dan Cessna tipi bir uçakla yola çıktık ve Ankara’da ikmal yaparak Köse Havalimanı’na indik. O dönem bize en büyük desteği, bugün Gümüşhane Belediyesi’nde Yazı İşleri Müdürü olan gazeteci Hayati Yalçın vermişti.
Hiç unutmam, Gümüşhane’ye atanan aslen Trabzonlu Vali Enver Salihoğlu’nun türlü engelleme ve kıskançlıklarına rağmen, birçok ilin cesaret edemediğini yaptık. Hem havadan hem karadan, iki yıl boyunca dört mevsim çektiğim fotoğraflarla ortaya bir şehir albümü, bir şaheser koyduk. Hem kitap tanıtımında, hem de havadan çektiğim karelerin hikayesinde, bu havaalanının yarım kalan hikayesini anlatmaya çalışmıştım.
Hatta 2015 yılında Başbakan Ahmet Davutoğlu bizzat bendenizi arayarak, “Bünyamin Bayburt’tan memleketine geçiyorum sen neredesin?” diye takıldı bana.
Ben de kendisine, “Sayın Başbakanım, Havalimanımızın yanından geçtiniz. O gördüğünüz havalimanı eğer faaliyete geçirirseniz benim memeketime gelmem artık sadece bir saat…”
bunu yaparken amacım buranın varlığına ve yapımına dikkat çekmekti.
Ancak bugün dönüp baktığımda daha net görüyorum,
Valiliğin, önümüze kasıtlı olarak koyduğu engeller…
Gümüşhane’de uçağı uçurabilmek için 130 oktan uçak benzini temin etmeye çalışırken önümüze çıkarılan bürokratik duvarlar…
Bir de üstüne maddi imkansızlıklar ve daha saymakla bitmeyecek başka engeller…
Biz o yıllarda yalnızca ideallerimizle değil, resmen köstek olmaya çalışan bir düzenle, bir zihniyetle mücadele etmişiz.

Üç gün sürecek olan Gümüşhane çekimleri için üç varik uçak yakıtını karayoluyla İstanbul’dan Köse Havalimanı’na getirdik. Fotoğrafta, uçuşa destek olan Kaymakamlık çalışan Erkan Uyar ve plot Murat Öztürk görülüyor.

Vefa mı, sevgi mi?

Şimdi tartışma şu, Havalimanının ismi ne olacak? Bazı çevrelerin sosyal medyada “Lütfü Doğan Havalimanı” talebini görüyorum. Elbette Lütfü Doğan Hoca, Köse’nin yetiştirdiği kıymetli bir ilim insanıdır. Dürüsttür, ahlak sahibidir, dinine, milletine hizmet etmiş temiz bir şahsiyettir. Adı, kütüphaneye, müzeye, meydana verilir, verilsin. En çok da o hak ediyor. 
Ama hiç dahli olmadığı bir hizmetin başına onun adını koymak, vefa değil haksızlıktır.
Bu memlekette maalesef bazen en çok çalışan değil, en çok sevildiği düşünülen isimler öne çıkarılır.
Ama “sevgi” başka, “hakkı teslim etmek” bambaşka şeydir.



Lütfü Hoca’nın da vicdanı Sungrulu der

Lütfü Hoca’ya sorsanız, 
“Senin adın mı, yoksa bu işin mimarı Mahmut Oltan Sungurlu’nun adı mı verilsin?” emin olun tereddüt etmeden “Sungurlu’nun adı olsun” der. 
Çünkü hoca hak yemeyi sevmez.
Ve gerçekten kıymetli insanlar, kendileri için değil doğruluk için konuşur. 
1989’da Gümüşhane’ye gelip “Köse’ye havalimanı yapıyoruz” diyen kimdi?
Hiç kimsede böyle bir beklenti yokken, fikrini ortaya koyan, bunu takip ederek projelendirip DPT’den geçiren kimdi?
İlk ödeneğini çıkaran, istimlak sürecini başlatan, pist yapımını takip eden kimdi? İlk resmi uçağı bu havalimanının pistine indiren kimdi?
Mahmut Oltan Sungurlu. 
Gümüşhane’nin köy köy, ev ev derdine koşan,
Söz verip tutan, koltuk için değil, memleket için siyaset yapan bir isimdi Sungurlu. 
Bugün siyasetçiler konuşur, fotoğraflar çekilir Ankara’ya döner unutur.
Sungurlu ise iş yapar, sonra kenara çekilirdi.
Vefa dediğimiz tam da budur. 

İsmin kişiye değil, emeğe verilmesi

Bir toplumun olgunluk seviyesi, sadece büyük eserler yapmasıyla değil, o eserlere kimin emeği geçtiğini hatırlamasıyla ölçülür.
İsimler bazen hediye edilir, bazen hak edilir.
Ancak buranın adı hediye edilmez. Çünkü hamurunda emek, alın teri ve meşakkat vardır, hak edilmelidir.
Havalimanını bir beton yığını olarak düşünmek de doğru değil. Bir iradenin, bir vizyonun ve bir sözün ete kemiğe bürünmüş halidir.
Bu ülkenin siyaset tarihinde, “Memleketime borçluyum” diyerek çalışan çok az kişi vardır.
Mahmut Oltan Sungurlu, o nadir isimlerden biridir.
Bir yere verilen ad sadece tabelada kalır ama doğru kişiye verildiğinde vefa olur, tarih olur.

İsmi korumak, emeği korumaktır

Benim için burası ya Köse Havalimanıdır ya Güm-Bay Havalimanı ya da Mahmut Oltan Sungurlu Güm-Bay Havalimanı.
Aksi durum, vefa değil yanlıştır.
Gerekirse referandum yapılsın, soralım halka.
Ama eminim, Milletvekili Sayın Musa Küçük, referanduma kalmadan hakkın teslimi için adım atacaktır. 
Çünkü mesele sadece bir isim değil, hak edenin adını yaşatma meselesidir.

Konuyla ilgili haberler: https://x.com/bunyaminaygun/status/1963571669173170634

Drone teknolojisinin olmadığı yıllarda Gümüşhane’yi havadan fotoğraflamak için kiraladığım uçak, üç gün boyunca yoğun ilgi görmüş, vatandaşlar ve askerler hatıra fotoğrafı çektirmek için sıraya girmişti.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu