Tarih içinde Türkiye ve Batı

Tarih içinde Türkiye ve Batı
Bekir Atacan

Özellikle etnik ve mezhepsel ayrılıkları kışkırtarak, PKK, PYD gibi terör örgütlerine ve Ermeni diasporasına verilen desteklerle Türkiye’nin iç dinamikleri

Tarih boyunca Batı Avrupa’nın Türkiye ve Osmanlı üzerindeki politikaları, bölgesel güç dengelerini şekillendiren önemli faktörlerden biri olmuştur. Osmanlı’nın zayıflamasıyla birlikte İngiltere, Fransa ve Almanya gibi Avrupa güçleri Orta Doğu ve Balkanlarda yeni sınırlar çizerek bölgeyi kendi çıkarlarına göre dizayn etti. Bunun sonucunda Osmanlı Devleti parçalanırken, Türkiye Cumhuriyeti de Batı’nın iç ve dış müdahaleleriyle sürekli olarak baskı altında tutuldu. Özellikle etnik ve mezhepsel ayrılıkları kışkırtarak, PKK, PYD gibi terör örgütlerine ve Ermeni diasporasına verilen desteklerle Türkiye’nin iç dinamikleri zayıflatılmaya çalışıldı.

Batı’nın Türkiye’ye karşı yürüttüğü politikaların bir karşılığını oluşturması gerekmektedir. Türkiye, kendi askeri ve ekonomik gücünü artırarak Batı’nın planlarına karşı koymalı, onların yıllarca Türkiye’ye uyguladığı politikaların bedelini ödetmelidir.

Ancak son dönemde dünya siyasetinde önemli değişimler yaşanmaktadır. Rusya-Ukrayna savaşı, Batı’nın askeri ve ekonomik gücünün sanıldığı kadar sağlam olmadığını göstermiştir. Avrupa ülkeleri, NATO ve ABD’ye olan bağımlılıklarının bedelini ağır öderken, Türkiye gibi bölgesel güçlerin önemi giderek artmaktadır. Avrupa, özellikle askeri ve ekonomik zayıflığını telafi etmek için Türkiye’yi yanına çekmeye çalışmaktadır. Ancak Türkiye’nin Batı ile iş birliği yapması, kendi çıkarlarına zarar verebilecek bir durum yaratabilir.

Türkiye’nin bu yeni dönemde izlemesi gereken strateji, Batı’nın geçmişte Osmanlı ve Türkiye’ye karşı oynadığı oyunları unutmadan, kendi çıkarlarını ön planda tutarak hareket etmektir. Türkiye, geçmişte yaşadığı bölünmeleri ve zayıflatılma çabalarını göz önünde bulundurarak, uluslararası dengelerde bağımsız hareket etmelidir. Bu süreçte Rusya, ABD veya diğer küresel güçlerle stratejik iş birlikleri yaparak, Batı’nın Türkiye’ye karşı yürüttüğü politikaların bir karşılığını oluşturması gerekmektedir. Türkiye, kendi askeri ve ekonomik gücünü artırarak Batı’nın planlarına karşı koymalı, onların yıllarca Türkiye’ye uyguladığı politikaların bedelini ödetmelidir.

Batı’nın yüzyıllardır yürüttüğü Türkiye karşıtı politikaların farkında olarak, kendi milli çıkarlarını koruyacak bir yol haritası oluşturmalı ve bölgesel güç dengelerinde etkili bir aktör olmalıdır. Geçmişi unutmamak, fakat aynı zamanda geleceği kazanmak için akılcı ve stratejik bir duruş sergilemek, Türkiye’nin en önemli önceliği olmalıdır.

Bu noktada Türkiye, Batı Avrupa’nın kendi çıkarları için kullandığı yöntemleri tersine çevirerek, bu ülkelerin zayıf noktalarına yönelik hamlelerde bulunmalıdır. Avrupa’nın iç siyaseti, ekonomik kırılganlıkları ve göç krizleri gibi sorunlar, Türkiye için stratejik avantajlar sunmaktadır. Türkiye, Batı’nın uzun yıllardır yürüttüğü böl-yönet stratejisini kendi lehine çevirerek, küresel arenada daha güçlü bir pozisyon elde edebilir.

Sonuç olarak, Türkiye geçmişin intikamını almanın ötesinde, geleceğini garanti altına alacak jeopolitik hamleler yapmalıdır. Batı’nın yüzyıllardır yürüttüğü Türkiye karşıtı politikaların farkında olarak, kendi milli çıkarlarını koruyacak bir yol haritası oluşturmalı ve bölgesel güç dengelerinde etkili bir aktör olmalıdır. Geçmişi unutmamak, fakat aynı zamanda geleceği kazanmak için akılcı ve stratejik bir duruş sergilemek, Türkiye’nin en önemli önceliği olmalıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu