
Suriye’de enflasyonu kontrol altına almanın yolları
Suriye ekonomisinin sağlıklı bir şekilde yeniden yapılandırılması için şu adımların atılması önemlidir. Para, maliye ve ticaret politikalarının birbirini destekleyici bir şekilde koordine edilmesi gerekmektedir.
Suriye’de enflasyonu kontrol altına almanın yolları
Bekir Atacan
Suriye’de13 yıllık iç savaş Suriye ekonomisinde derin bir çöküşe neden oldu. 2023 sonunda enflasyon oranı %135’e ulaştı ve 2024 sonunda %85’e düşmesi öngörülüyordu. Yüksek enflasyon, halkın alım gücünü ciddi şekilde zayıflatarak yoksulluk oranını %90’a yükseltti. Ancak Aralık 2024’te Beşar Esad rejiminin devrilmesi ve devrimcilerin iktidara gelmesiyle birlikte, ekonomik göstergelerde umut verici gelişmeler kaydedilmeye başlandı. Yeni yönetimle birlikte, Suriye ekonomisinin yeniden inşası ve enflasyonun kontrol altına alınması için bazı önemli fırsatlar belirdi.
Yeni yönetimle birlikte, enflasyonu kontrol altına almak için dikkate değer bazı olumlu faktörler ortaya çıktı. Suriye lirası, dolar karşısında değer kazandı; bu durum, ithal edilen ürünlerin fiyatlarını düşürerek enflasyonun kontrol edilmesine yardımcı oldu. Türkiye ve Ürdün gibi komşu ülkelerle ticaretin artması, lojistik engellerin aşılması ve ürünlerin piyasaya düzenli ulaşması sayesinde fiyatlar dengelenmeye başladı. İç üretimi artırma çabaları, dışa bağımlılığı azaltarak maliyetlerin kontrol altında tutulmasına katkı sağladı. Özellikle tarım ve sanayi sektörlerindeki yatırımlar desteklenmelidir. Yurt dışında yaşayan Suriyelilerin döviz göndermesi ve uluslararası yardımlar, piyasalardaki likiditeyi artırarak ekonomik faaliyeti canlandırdı.
Aşırı ithalet risk doğurur
Ancak Suriye ekonomisinin toparlanma sürecinde bazı riskler de bulunmaktadır. Eğer ülke dışarıdan sürekli ithalata bağımlı kalırsa, döviz talebi artabilir ve lira yeniden değer kaybedebilir. Bu durum “ithal enflasyon” riskini artırır. Maaşların %300-400 oranında artırılması planı, gerçekçi gelir kaynakları olmadan uygulanırsa, fiyatlar üzerindeki baskıyı artırabilir ve enflasyonu daha da körükleyebilir. Yolsuzluk, özellikle gümrükler ve kamu sektöründe etkin bir şekilde mücadele edilmediği takdirde, fiyatlar üzerindeki olumsuz etkileri sürdürebilir.
Atılması gereken adımlar
Suriye ekonomisinin sağlıklı bir şekilde yeniden yapılandırılması için şu adımların atılması önemlidir. Para, maliye ve ticaret politikalarının birbirini destekleyici bir şekilde koordine edilmesi gerekmektedir. Bu, ekonomik istikrarın sağlanmasında kritik bir rol oynayacaktır. Uygun teşvikler ve desteklerle tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde yerel üretimin artırılması sağlanmalıdır. Bu, ekonomik büyümeyi destekleyebilir ve dışa bağımlılığı azaltabilir. Suriye’nin yeniden inşası için uluslararası yardımların etkin bir biçimde yönetilmesi, ekonomik toparlanmayı hızlandırabilir. Bu bağlamda, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ön planda olmalıdır. Ocak 2025 ve sonrasında açıklanacak enflasyon verileri, hükümetin ekonomi politikalarının etkinliğini değerlendirmek açısından kritik öneme sahip olacak. Bu verilerin düzenli takibi, politika düzenlemelerini yönlendirebilir. Sonuç olarak, Suriye’de enflasyonu kontrol altına almak için mevcut olumlu gelişmelerin korunması ve daha yapısal reformların uygulanması şarttır. 2025 yılında enflasyonun tek haneli rakamlara düşmesi, istikrarlı bir ekonomik yönetim ve yerel kaynakların etkin kullanımı
DSG’nin ukalalığı
Suriye’nin kuzeyinde son yıllarda Demokratik Suriye Güçleri (DSG), kendi modelini çevresindeki diğer modellerle karşılaştırarak bir üstünlük hissi içinde yaşadı. Ancak bu karşılaştırmalar, genellikle DSG’nin, Suriye’deki Baas rejimi gibi baskıcı otoriteler veya DAEŞ gibi aşırı radikal dini gruplarla kıyaslanmasından kaynaklanıyordu. Bu nedenle DSG, uzun süre kazandığı zaferlerin rehavetiyle eleştirilere kapalı bir yapıya dönüştü. Kürtlerin içinde birçok akil insan ve dürüst mücadeleci, DSG’nin lider kadrosuna ve özellikle PKK bağlantılarına eleştiriler yöneltmiştir. Bu kişiler, DSG’nin PKK ile olan bağlarını açıkça koparmasını, böylece gerçekten ulusal bir çizgide olduklarını kanıtlamasını talep etse de bu çağrılara olumlu sonuç alamadı.
Başarının Değerlendirilmesi
DSG’nin başarısı, sadece kötü alternatiflerle yapılan karşılaştırmalarla değerlendirilemez; kendi performansı da bir ölçüttür. DSG’nin sunduğu model, eğitim politikaları ve ideolojik yaklaşımları açısından eleştiriliyor. Özellikle Abdullah Öcalan’ın idealize edilerek bir lider kültü oluşturulması ve “demokratik konfederalizm” adı altında farklı etnik grupların temsiliyetinin yalnızca göstermelik olduğu yönündeki eleştiriler dikkat çekmektedir. Gerçekte, her temsilcinin arkasında, DSG ya da PKK’nın bir görevlisi olarak görülen görünmez bir otorite bulunmaktadır.
Genişleme ve Zayıflık
DAEŞ tehdidiyle mücadele gerekçesiyle DSG, doğal sınırlarının ötesinde toprak bakımından da büyük bir genişleme başlattı. Bu genişleme, birçoklarının gözünde şişkin ve kırılgan bir yapıya dönüştü. Bazıları bu durumu, Batı ülkeleri ve ABD’nin desteğine atfetmektedir ki pek de haksız sayılmazlar.
Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı ve bugün gelinen noktada arkasında Baas rejimi artık yok. Ne yapmalı diye sorarsanız işte önerilerimiz:
Kendini feshetmeli, DSG’nin silahlarını teslim ederek kendini feshetmesi ve ayrılıkçı hedeflerinden vazgeçmesi gerekmektedir. Kuzey Suriye’de bağımsız bir Kürt devleti kurma hayali, bölgenin gerçekleriyle örtüşmeyen bir yanılsamadan öte bir şey değildir.
Siyasi katılım, DSG üyeleri, edindikleri siyasi tecrübelerle yeni bir Suriye’nin inşasına katılmalıdır. Bu yeni Suriye, kantonlara, mezhepsel ya da etnik ayrımlara değil, vatandaşlık temelinde inşa edilmelidir.
Ulusal uzlaşı, Baas rejimi ve Esad yönetiminin sona erdiği bir gelecekte, Kürt, Sünni, Alevi, Türkmen, Hristiyan ya da Dürzi ayrımı yapılmaksızın tüm Suriyelilerin eşit haklara sahip olduğu bir sistem kurulmalıdır.
Sonuç olarak, eğer DSG, sürekli vurguladığı gibi Suriye’nin geleceğini önemsiyorsa, bu enerjisini tüm Suriyelilerin haklarını savunan bir ulusal mücadeleye yönlendirmelidir. Bu yaklaşım, sadece Kürtlerin değil, tüm Suriyelilerin kazanacağı bir zaferin yolunu açabilir.



