
Havalimanında isim krizi

Havalanında isim krizi
Bünyamin Aygün
bunyaminaygun@gmal.com
Bugün sizlere 36 yıllık bir hayalin hikayesini anlatacağım.
Tam 36 yıl… Bir hayalin, bir mücadelenin ve türlü engellemenin hikayesi.
Söz konusu olan sadece bir havalimanı değil. Siyasetin malzeme ettiği bir proje, halkın umudu, tarihe düşülmesi gereken bir not.
Gümüşhane-Bayburt Havalimanı. Halkın dilinde “Gümbay.”
Ama mesele isimden çok daha derin.

Özal vizyonu
Baştan başlayalım anlatmaya, yıl 1989. Turgut Özal’ın “Her ile bir havaalanı” vizyonu kapsamında Gümüşhane gündeme alındı. Projenin mimarı dönemin ANAP’lı güçlü ismi Mahmut Oltan Sungurlu’ydu. Konuyu bizzat takip etti, arkasında durdu. O günlerde Gümüşhane’de gazetecilik yapıyordum, sürecin ilk günden itibaren yakın tanığıyım.
Yapılan pist, durdurulan umut
Pist yapıldı, 1100 metre uzunluğundaydı. RJ 100 tipi uçaklar inebilecek kapasitedeydi. Terminal ve kule ve personel eksikti. Ama hükümetler değişti, dosya rafa kaldırıldı. Halkın gözündeki umut söndü.
Oysa devlet kapısında binlerce kişiye iş yaratmak için uydurma projeler yapılmadı mı? Bu havalimanına personel vermek kimseyi zor durumda bırakmazdı. Ama olmadı. Piste çivi çakılmadı.
Coğrafik konumu itibariyle kuzeyden gelecek bir tehlike bakımından sahil kesimlerindeki tüm havalimanlarından çok üstün ve askeri açıdan kıymetli noktada. Ama Yılmaz Özdil gibi gazeteci ağabeylerimizin bu bilgilere ulaşacak gazetecilik derinliği ve becerisi şu yazdığım sadece bir kaç ayrıntıyı ıskalayacak sığlıktaydı.
Yılmaz Özdil’in yanılgısı
Yıllar sonra yeniden ihale edildi. Ancak Yılmaz Özdil, geçtiğimiz yıl yayınladığı videoda “600 bin yolcu garantili, nüfusu 150 bini bulmayan iki ile havalimanı yapılıyor” diyerek meseleyi kendi üslubuyla hafife aldı.
Yanlış bilgi, yanlış üslup!
Çünkü gerçek şu, bir milyondan fazla gurbetçi, her yıl bu topraklara dönüyor. Üstelik yolcu garantisi yok, proje doğrudan DHMİ (Devlet Hava Limanları İşletmesi) tarafından yapılıyor. Ve unutmayalım. pist savaş uçaklarının inip kalkabileceği şekilde planlandı. Stratejik bir üs niteliğinde. Coğrafik konumu itibariyle kuzeyden gelecek bir tehlike bakımından sahil kesimlerindeki tüm havalimanlarından çok üstün ve askeri açıdan kıymetli noktada. Ama Yılmaz Özdil gibi gazeteci ağabeylerimizin bu bilgilere ulaşacak gazetecilik derinliği ve becerisi şu yazdığım sadece bir kaç ayrıntıyı ıskalayacak sığlıktaydı.

Yeniden doğan umutlar
Ak Parti’nin “Her ile havaalanı” vizyonuyla birlikte umutlar yeniden canlandı. Pistin boyu 3,5 kilometreye, genişliği 50 metreye çıkarıldı. Bu sadece yolcu taşımacılığı değil, askeri uçuşlar için de uygun bir altyapı demekti.
Trabzon, Erzurum ve Erzincan’da sık sık uçuş iptalleri yaşanırken, uzmanların ifadesiyle Köse Havalimanı Türkiye’nin en güvenli pistlerinden biri oldu. Benim için de ayrı bir gurur… Çünkü ilk uçağı indirme şerefini 2009’da merhum pilot Murat Öztürk ile birlikte yaşadım. Kimsenin o günlerde inanmadıüı, ihtimal bile vermediği bir şeyi yapmıştım.

Gümüşhane’nin Köse ilçesinde, 1989 yılında inşaatına başlananan Gümüşhane – Bayburt Havalimanı, 2026 yılında faaliyete geçecek. Yıllardır beklenen bu proje tamamlandığında, hem Gümüşhane’ye hem de Bayburt’a seyehat kolaylığının yanısıra ekonomik ve turistik katkılar sağlayacak.
Unutturmamak için mücadele
Projeyi gündemde tutmak için yıllarca çabaladım. Pistte yarış motorlarını yarıştırdım, haber yaptım. Hayvanların otladığı görüntüleri ulusal basına taşıdım. Yetmedi, biriktirdiğim ev paramı harcayıp İstanbul’dan uçak kiraladım. İlk inişi yaptım, ilk hava fotoğraflarını çektim.
2009’da bu çabalar ulusal medyada geniş yankı buldu. Hatta bazı medya kuruluşları, “Aydın Doğan Gümüşhane’ye uçak gönderdi” diye haber yaptı yalanlamadım. Neden? Aydın Doğan ismi işin içine girince ulusal medyanın bu konuya ilgisi o günlerde olduğu gibi olmayacaktı. Oysa maddi manevi tek destekçim merhum Atilla Keslerdi. Konu belgesellere konu oldu. Ve inanıyorum ki bu girişimler, iktidarın projeyi yeniden gündeme almasına katkı sundu.
Rivayet odur ki, Erzincan Milletvekili olan Binali Yıldırım, Erzincan Havalimanı’nın yoğunluğu azalır diye engellendi. Trabzon’un arka bahçesi olarak görülen Gümüşhane yine Trabzon’un güçlü lobilerinin gölgesinde kaldı. Biz de anladık ki, yıllarca verilen sözler seçim malzemesinden başka bir şey değilmiş.
Binali Yıldırım’ın uçup giden sözü
2015’te yeniden umutlandık. Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Kelkit’te halka seslenip “Köse Havalimanınızı gelecek yıl bitiriyoruz” dedi. Ama o sözler rüzgar gibi uçtu gitti. Çünkü bu söz, siyasi bir vaadden ibaretti.
Rivayet odur ki, Erzincan Milletvekili olan Binali Yıldırım, Erzincan Havalimanı’nın yoğunluğu azalır diye engellendi. Trabzon’un arka bahçesi olarak görülen Gümüşhane yine Trabzon’un güçlü lobilerinin gölgesinde kaldı. Biz de anladık ki, yıllarca verilen sözler seçim malzemesinden başka bir şey değilmiş.
“Ödenek yok” denildi. Peki, Ordu’da denizi doldurarak yapılan havalimanı için ödenek vardı da, Gümüşhane’ye mi yoktu? Rize’de dünyanın üçüncü deniz dolgulu havalimanı yapılırken para vardı da, buraya mı yoktu? Yüksekova dahil Türkiye’nin dört bir yanına 40 havalimanı yapılırken Gümüşhane-Bayburt’a neden yoktu?
İşte asıl sorulması gereken budur.
Tarihi yok saymak adaletsizliktir
Bugün gelinen noktada nihayet sona yaklaşıldı ve deyimi yerindeyse birer tuğla birer tuğla inşası devam eden projede artık terminal binası ve kule yükseliyor. Geriye birkaç teknik ayrıntı kaldı. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, Kelkit ve Köse Belediye Başkanları ve önde gelen siyasetçiler.
Ancak bir şeyi daha görüyorum ki gelinen bu noktada projenin en başından itibaren emeği geçen isimler unutuluyor. Mahmut Oltan Sungurlu’nun adı bile anılmıyor. Ne Mahmut Oltan Sungurlu’nun adı geçiyor ne de o dönem mücadele eden siyasetçilerin ve gazetecilerin. Oysa tarihe not düşmek gerekir. Kim elini taşın altına koyduysa unutulmamalı. Yoksa bunun adı hafızasızlık, büyük haksızlık, büyük vefasızlıktır.
Gümbay mı, Bayburt-Gümüşhane mi?
Ve geldik işin en tartışmalı kısmına, havalimanına verilecek isim! Resmî adı Gümüşhane-Bayburt Havalimanı. Halkın dilinde Gümbay. Ama Bakan Uraloğlu’nun ziyaretiyle birden “Bayburt-Gümüşhane” oluverdi.
Bu adil mi?
Alfabetik sıraya göre mi gidiyoruz?
Öyleyse neden Rize-Artvin’de veya Ordu-Giresun’da aynı kural uygulanmadı? Havalimanları genellikle hangi ilin sınırındaysa o ilin adını alır. Yanına da en yakın komşu il eklenir.
Önerim net, Köse Havalimanı
İsim kavgasına gerek yok. Proje zaten Köse İlçesi sınırlarında yükseliyor. O halde en doğru, en sade, en adil isim bellidir: “Köse Havalimanı.” Ne kardeş iller arasında küslük yaratsın, ne de yılların emeği gölgede kalsın. Önemli olan hizmetin yerini bulmasıdır.
Ve unutmayalım, havalimanı açılır, çalışır, hizmet verir. Ama tarih unutursa, hafıza silinirse, emek sahiplerinin adı anılmazsa geriye eksik bir hikaye, büyük bir vefasızlık kalır.
Benim tek derdim, gerçekleri yazmak, emeği geçenleri unutturmamak ve adil bir isim talep etmektir. Bu ismin Gümüşhane – Bayburt olması ise en olası ihtimaldir ve bunu da destekleriz. Buna da, “isim adaleti” denir.
…
Hepsi bu.






