İsrail’in gizli ilişkileri
İsrail’in gizli ilişkileri
Bünyamin Aygün
bunyaminaygun@gmail.com
Ortadoğu, 1. Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük dönüşümü yaşıyor. TV’lerde boy göstren viladalı sözümona uzmanlara göre bu değişim sürecinin başlangıcı olarak Arap Baharı gösterilse de aslında süreç, 2003 yılında ABD‘nin Irak’a yönelik başlattığı, düzmece “ikinci Irak’ı özgürleştirme” savaşıyla başladı . O tarihten itibaren Ortadoğu ülkelerinde ABD’nin diş geçiremediği ülkelerle, kuklası olan ülkeler arasında dengeler sürekli değişti. Irak, Libya, Tunus, Mısır, Yemen ve Suriye gibi ülkeler istikrarsızlaştırıldı.
Ülkemizin terörle mücadelesi, özellikle 1984 yılında ASALA’nın yerini alan PKK’nın Eruh saldırısıyla başladı. Bugüne kadar yaklaşık 50 bin insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Eli kanlı bu Ermeni kökenli örgütün eylemleri sadece can kayıplarına yol açmadı aynı zamanda maddi ve manevi anlamda ülkeye kapanmayacak ölçüde zararlar verdi.
Bu dönemde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail gibi ülkeler için şartlar hep elverişli olurken yukarıda bahsettiğimiz ülkeler için savaşlar, çatışmalar, iç karışıklık ve dolasıyla istikrarsızlık hiç bitmedi. Aslında Türkiye’de bu dönemin zorluklarını derinden hisseden ülkelerin başında geliyor. Ülkemizin terörle mücadelesi, özellikle 1984 yılında ASALA’nın yerini alan PKK’nın Eruh saldırısıyla başladı. Bugüne kadar yaklaşık 50 bin insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Eli kanlı bu Ermeni kökenli örgütün eylemleri sadece can kayıplarına yol açmadı aynı zamanda maddi ve manevi anlamda ülkeye kapanmayacak ölçüde zararlar verdi.
Bunu bizzat sahada gözlemlemiş bir gazeteci olarak söylebilirim ki, bu yapıyı Ruslarla ABD’liler ortak büyütüp yetiştiriyor. İşte tüm bu bilgiler ışığında bir şeyi de çok iyi gözlemliyoruz ki, Ortadoğu’da 22 yıldır süren kaos ortamından etkilenmeden büyümeye devam eden birinci ülke İsrail’den başkası değil.
Bundan 13 yıl önce başlayan Suriye iç savaşı ise Türkiye’yi hem insani hem de siyasi anlamda büyük bir sınavla baş başa bıraktı. Suriye iç savaşı şu günlerde dinmiş görünse de Türkiye’nin sınavı hala devam ediyor. Çünkü bölge için büyük bir tehdit olan PYD/YPG gibi terör örgütleri silah bırakmadıkça Suriye’de barışın sağlanması mümkün değil.
PYD/YPG tıpkı PKK’da olduğu gibi kah Rusya’nın güdümünde kah ABD’nin güdümünde hareket eden bir oluşum. Bunu bizzat sahada gözlemlemiş bir gazeteci olarak söylebilirim ki, bu yapıyı Ruslarla ABD’liler ortak büyütüp yetiştiriyor. İşte tüm bu bilgiler ışığında bir şeyi de çok iyi gözlemliyoruz ki, Ortadoğu’da 22 yıldır süren kaos ortamından etkilenmeden büyümeye devam eden birinci ülke İsrail’den başkası değil.
Viladalı yorumculara gazetecilik dersi!
İsrail, son 22 yılda nüfusunu artırdı ve ekonomik anlamda ciddi büyüme kaydetti. Bölgedeki birçok ülke kaosla boğuşurken, İsrail’in bu başarısındaki sır, kuşkusuz komşu ülkelerin istikrarsızlaştırılmasında gizli. İsrail’in bir ucu ABD’de olan lobileri vasıtasıyla açıktan ya da gizli tüm bu süreçlerde parmağı olduğunu herkes bilir. Ancak bunu kendilerinin itiraf ettiğine rastlayamazsınız.
Geçtiğimiz günlerde Tel Aviv Üniversitesi Moshe Dayan Merkezi’nde görevli Türkiye uzmanı Dr. Hay Eytan Cohen Yanarocak’ın bir röportajında dile getirdiği ifadeler, İsrail’in bölgedeki gizli ilişkilerini gözler önüne serdi.
Ajansların servis ettiği hazır içeriklerle yetinmez, farklı kaynaklarda tarama yaparsanız, TV yayın yönetmenlerinin odalarında elinize tutuşturulan propoganda aracı suflelerle bir kaç saatliğine şöhret olma uğruna vilada sapıyla küçülmezsiniz. Gazetecilik araştırma ve tarafsızlık gerektiren bir meslektir!
Ortadoğu menşeli Amerikan Haber Ajansı Media Line’a konuşan Yanarocak, İsrail’in yıllarca Kürtlerle gizli ilişkiler yürüttüğünü ve onları düşmanlara karşı olası bir müttefik olarak gördüğünü söyledi. (bu röportajın tamamını okuyabileceğiniz linki aşağıya kopyalıyorum)
Bu açıklama, İsrail’in PKK ve PYD/YPG gibi gruplarla iş birliği yaptığının ikrarından başka bir şey değil! Bu bilgiyi İsrail’de yayınlanan belli başlı yayın organlarını tararken bizzat farkettim. Mütevazılık yapmadan söylebilirim ki, gazetecilik böyle olur! Ajansların servis ettiği hazır içeriklerle yetinmez, farklı kaynaklarda tarama yaparsanız, TV yayın yönetmenlerinin odalarında elinize tutuşturulan propoganda aracı suflelerle bir kaç saatliğine şöhret olma uğruna vilada sapıyla küçülmezsiniz. Gazetecilik araştırma ve tarafsızlık gerektiren bir meslektir!

“Tel Aviv Üniversitesi Dayan Merkezi’nde Türkiye uzmanı olan Dr. Hai Eitan Cohen Yanarocak, “Türkiye ile komşu olduğumuz burada henüz içselleştirilmedi” diye uyarıyor. “Böyle bir şey duymanın biraz garip olduğunu biliyorum, ama şimdi burada komşu olduğumuz bir tür bölgesel gücümüz var.”
İsrail, Kürt gurupları gizlice destekliyor
Konumuza dönecek olursak “Türkiye uzmanı” Yanarocak’ın açıklamaları, İsrail’in Türkiye karşıtı gruplarla uzun yıllardır ilişki içinde olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Burada bahsedilen “Kürtler,” Diyarbakırlı ya da Mardinli halk değil; PKK ve PYD/YPG gibi terör örgütleri!

Bu örgütlerin İsrail tarafından desteklendiğinin bir “Türkiye uzmanı” akademisyen tarafından itiraf edilmesi bence üzerinde durmamız gereken ciddi bir meseledir. İsrail’in Türk düşmanlığının ikrarı olan bu cümlenin Azerbaycan gibi Türk olan ülkelerde de bilinmesi gerektiği kanaatindeyim.
Bu arada Dr. Hay Eytan Cohen Yanarocak’ın geçmişine baktığımızda ise oldukça ilginç bir tabloyla karşılaşıyoruz. Yahudi bir ailenin çocuğu olarak1984 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Yanarocak, Türkiye’de büyümüş ve eğitim almış. Musevi Lisesi ve Yeditepe Üniversitesi’nde eğitim gördükten sonra Tel Aviv’e yerleşmiş ve burada “Türkiye Uzmanı” unvanıyla çalışmalarını sürdürmüş. İşte bu yüzen Türkiye kökenli bir akademisyenin İsrail’in Türkiye aleyhine faaliyetlerini itiraf etmesi oldukça dikkat çekici.
Antisemitizm stratejisi
Gerek kültür sanat alanında gerekse de siyasi areneda, dünyada en iyi algı operasyonunu yürüten İsrail, antisemitizmi bir koruma kalkanı olarak kullandı ve Ortadoğu’da istediği hamleyi yapmayı kendine her daim hak gördü. Biz asla antisemitizm yanlısı değiliz, ama Gazzeli çocukların öldürülmesi yanlısı da değiliz!
Halen daha devam Gazze katliamlarında masum insanların hayatını kaybetmesi, artık İsrail’in geliştirdiği politikaların insani boyutu tüm dünyada sorgunır duruma geldi. Sadece Gazze’de son bir yılda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 48 bin insanı katletti. 150 bin binayı yıktı, 450 bin binayı oturalamaz hale getirdi. Dünya, hiç olmadığı kadar gözü dönmüş İsrail’i çeşitli eylemlerle kınıyor artık.

Ortadoğu’da, bu 22 yılda değişen dengeler ışığında şunu söyleyebiliriz; ABD başta olmak üzere İngiltere ve Rusya güdümündeki İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin gizli ilişkileri ve politik hamleleri bölgede uzun yıllar daha karışıklığın dinmeyeceğini haber veriyor.
Şimdilerde İsrail, hedefine Suriye’yi koymuş gibi görünüyor. Kuşku yok ki, bölgedeki kaosun derinleşmesi, İsrail’in stratejik hedeflerini gerçekleştirmesi için büyük bir fırsat ortamı yaratıyor. Ancak bu, İsrail açısından uzun vadede sürdürülemez.
Ortadoğu’da, bu 22 yılda değişen dengeler ışığında şunu söyleyebiliriz; ABD başta olmak üzere İngiltere ve Rusya güdümündeki İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin gizli ilişkileri ve politik hamleleri bölgede uzun yıllar daha karışıklığın dinmeyeceğini haber veriyor.
https://themedialine.org/by-region/erdogans-policies-in-syria-bring-turkey-and-israel-closer-to-confrontation/



