
Küçük Emrah otobüste

Küçük Emrah otobüste
Ilknur Tas
ilknurtas75@gmil.com
Yıllar önce mesleğe muhabir olarak başladığımda ünlü isimleri yeni yeni tanımaya başladığım dönemlerdi. Hepsi hakkında ilginç hikayeler anlatılırdı. Kimi eli açık, kimi egolu, kimi çok vicdanlı kimi için de cimri derlerdi meslek büyüklerimiz… ‘Cimrilik konusunda Emrah’ın eline kimse su dökemez’ derlerdi. Öyle hikayeler anlatılırdı ki Emrah hakkında “O kadar da değildir canım” derdim. Geçtiğimiz günlerde elime bir fotoğraf ulaştı. Uzun süre önce piyasadan elinin ayağını çeken ve yurt dışında yaşamaya karar veren şarkıcı, Sabiha Gökçen Havalimanında bir okurum tarafından görüntülenmiş. Pasaport işlemleri, valiz bekleme derken, havalimanından çıkan şarkıcının gideceği yere otobüsle gittiğini gören okurum, hemen paparazziliğe soyunup, fotoğrafını çekmiş. Aynı araçta seyahat ettiklerini söyleyen okurumun bana attığı mesaj aynen şöyleydi: “Ya koskoca Emrah’ın otobüste benimle seyahat ettiğini görünce çok şaşırdım. Bu adamı havalimanından alacak bir yakını, bir arkadaşı da mı yok? O kadar parası olan insan taksiye de mi binemiyor? İnsan bu kadar da cimri olmaz ki…”
Belki de Emrah cimriliğinden değil de, halkla iç içe olmak, halkın nabzını ölçmek için böyle bir yol denemiştir diye düşünmek istiyorum.
Onlarca albüm çıkaran, sinema filmlerinde ve uzun soluklu dizilerde oynayan Emrah’ın tabii ki parası var bunu bilmeyen yok. Hatta öyle ki, 100’e yakın gayrimenkulü bulunuyor. Aylık gelirinin 250 bin dolar olduğu bile yazılıp çizildi.
‘O kadar da değildir’ dediğim Emrah, beni şaşırttı. Şarkıcının bu tavrı yıllardır konuşulan ‘Cimri Emrah’ dedikodularını doğrulamış oldu. Ama ben yine de pozitif düşünmek istiyorum. Otobüse binmek, arada sırada hakla karışmak güzel…
Belki de Emrah cimriliğinden değil de, halkla iç içe olmak, halkın nabzını ölçmek için böyle bir yol denemiştir diye düşünmek istiyorum.
Olan gidene oluyor
Ferdi Tayfur ve kızı Tuğçe arasındaki küslüğü yazmıştım geçtiğimiz günlerde… Usta sanatçının hastane odasında yapayalnız, gözünün kapıda olduğunu, kızı içeri girip içten bir sarılmayla tüm kırgınlıkların ortadan kalkacağını yazmıştım. Tayfur hakkın rahmetine kavuştu.

Binlerce seveni onu son yolculuğuna gözyaşlarıyla uğurlarken, Tuğçe Tayfur ve sanatçının yeğeni arasında cenaze namazıda çıkan tartışma, küfürler ve sonrasında yapılan açıklamalar o kadar çirkindi ki inanamadım. Tayfur’un mezarda kemikleri sızlamıştır.
Annem cenazelerde hep derdi “Kızım olan gidene oluyor, geride kalanlar bir şekilde hayatları sürdürüyor” ne kadar doğruymuş.
Bilmem kaç dairesi, villası, adası, ve parası olan sanatçının yakınlarının şu anki tek dertleri miras… Şu para denilen şey ne illet bir şey… Kardeşi kardeşe düşürüyor. Tabii ki miras hakkı olanlar paylarını alacak. Tayfur’un daha toprağı kurumamışken, bunların konuşulması ne acı… Annem cenazelerde hep derdi “Kızım olan gidene oluyor, geride kalanlar bir şekilde hayatları sürdürüyor” ne kadar doğruymuş. Binlerin gözyaşları içinde uğurladığı, sosyal medyanın fotoğrafları ve şarkılarıyla inlediği Tayfur’un yası tutulacağına, çocuklarının, yakınlarının tek derdi miras oldu… Benim aklım almıyor. Günün birinde sizler de o toprağa gireceksiniz. Dirisine saygı göstermediniz, bari ölüsüne saygı gösterin.
Hatırlarsınız Ferdi Tayfur’un hayat arkadaşı Necla Nazır “Evladımın rızkını etraftaki yeğenlerine yedirtmem” diye açıklama yapmaştı. Daha tabutu başında başladı mal mülk derdi… Yaşananları gördükçe tiksindim, onlar adına utandım… Yazık çok yazık…
Vicdan yoksunları
Geçen ay hayatını kaybeden Ankaralı Turgut’un mezarı başında da kavga eksik olmadı.. Pes diyorum. Bir süredir kanserle mücadele ediyordu şarkıcı… Zor günler geçiren Ankaralı Turgut, vefat etmeden önce Eylem Boran dışındaki diğer çocuklarını evlatlıktan reddetmiş.
Hiç mi vicdanınız yok, utanmanız yok. Babanız gözünüzün önünde eriyip gidiyor. Maddi imkansızlık yüzünden tedavi olamıyor, siz yapılan yardım paralarını elinden almak istiyorsunuz. Yazıklar olsun sizin gibi evlada…
Kızının evine taşınan şarkıcının tedavisi için yardım ve vefa gecesi düzenlenmişti. Adam acılar içinde ölümle pençeleşirken, çocukları toplanan paraları tehdit edip elinden almak istemiş.

Hiç mi vicdanınız yok, utanmanız yok. Babanız gözünüzün önünde eriyip gidiyor. Maddi imkansızlık yüzünden tedavi olamıyor, siz yapılan yardım paralarını elinden almak istiyorsunuz. Yazıklar olsun sizin gibi evlada…
İlahi adalete inanın biriyim. Bu dünyada hiçkimse yaşadığını yaşamadan öbür tarafa gitmiyor. Gün gelecek aynı durumu sizler de yaşayacaksınız. Belki o zaman babanızı ve çektiklerini anlarsınız. Demek ki adam görmüş bugünleri…



