
Psikolojimizi bozduk… Bu haltı biz yedik!

Psikolojimizi bozduk… Bu haltı biz yedik!
Burak Fazıl Çabuk
Psikolojimizi bozdular…
Ruhlarımız daraldı, vücudumuzdaki sular çekildi de kuruduk, nem kalmadı, su bekleyen kuru topraklar gibiyiz, yağmur yağmıyor, kar desen göremez olduk…
Yağmur yağsa da kasvet kaplasa içimizi der olduk çünkü halimiz kasvetten de beter…
Çünkü hayata bakışımız ölü toprağı gibi sessiz, kuru ve susuz…
Psikolojimizi bozdular…
Küfüler havada uçuşuyor, her yerde herkeste bir küfür dalgası, herkes birbirinin bir şeylerini taciz ediyor sözleriyle, alttan üstten edilen sözler çarpıyor birbirine, şimşekler çakıyor beyinlerde ya da rahatlıyor adam söyledikçe o belaltı sözleri karşısındakine, psikolojisini düzeltiyor, karşıdakinin de bunları duydukça düzeliyor psikolojisi… Sorunlarımıza bulduğumuz yöntemler hep sıfır maliyet, hep sıfır efor, hep sıfır çaba, hep sıfır emek… Küfret gitsin işte!
Psikolojimizi bozdular…
Kime dokunsan binbir şikayet, sen derdini anlatırken dinlemiyor, sonra başlıyor bak bende de böyle böyle demeye… Kime dokunsan türlü türlü ağlamalar, sızlanmalar, isyanlar… Dediğim gibi dinlemek değil dinletmek esas herkes için ki ondan mütevellit dinleme denen şey kaldırılmış raflara, dinletme denen baskı zulmü artmış arkadaşlar arasında, kardeşler ve insanlar arasında… Beni dinlesinler de içimi dökeyim, pisliğimi boşaltayım karşımdakinin üstüne, mecbur dinlemeye beni zaten, kaçamaz, kaçmamalı, nerede olsa bulurum dinletirim kendimi fikriyle dolanıyoruz… Anlat gitsin işte! Rahatla, bırak içindeki pislikleri…
Psikolojimizi bozdular…
Yumruklar havada uçuşuyor, mecliste, adliyede, okulda, sokakta, evde yani çok sayıda her neredeyse orada… Hele trafikte yumruk atmak ya da trafikten dolayı yumruklaşmak bir klasik memlekette. Arabadan inmek, camı yumruklamak, adam ya da kadın yumruklamak, havayı yumruklamak ve dahi kendi kendini yumruklamak bile rahatlatıcı bir nefes sağlıyor insanımıza… Yumruk atıyoruz, tokat atıyoruz, şamar yiyoruz, tekme yiyoruz rahatlıyoruz vesselam. Bıçak, silah, sopa gibi unsurları kullanmaktan da geri durmuyoruz… Stres mi atıyoruz?..
Psikolojimizi bozdular…
Restoran açarsın, iş yaparsın, ortak olmak isteyenler camına kurşun sıkar; ticarete atılırsın haset bakışlar altında, ekonomik dengesizlikler keşmekeşinde iflasa doğru gidersin; saç traşı olursun üst komşunun silkelediği halının kılı tüyü kafanla hemhal olur; nereye baksan bir bela, bir musibet. Neden mi? Biz olmuşuz bela ve musibet. Ne yapıyorsak kendimiz yapıyoruz, sonra da suçu göklere atmak için deliler gibi haykırıyoruz… Halbuki kendi kendisinin psikolojisini bozan bizler hiçbir şeyin farkında veyahut bilincinde değiliz…
Psikolojimizi bozdular…
Her şey kısa yoldan hallolsun düşüncesindeyiz… Para kumarla gelsin kısa yoldan gelsin; iş bulmak için koşturmayayım, birisi devreye girsin de iş kısa yoldan gelsin; devlet dairesinde halletmesi gereken bir mesele üstten biri araya girsin de sonuç kısa yoldan gelsin… Bilgisayarlardaki kısa yollar hayatımızda olsun tabi ama çıkarlarımız uğruna da kısa yollardan gelsin arzularımız, taleplerimiz, beklentilerimiz, ümitlerimiz… Derdimiz hep aynı; yatayım da kısa yoldan yatayım, yormayayım oramı buramı…
Evet dedi Kültür Bey, “Psikolojimizi bozdular…”
İnsanlar arasında ne yaşanıyor şu an?
Hakaret, iftira, taciz, dedikodu, yalan, torpil, ihanet, satış, kaçış, kovalayış, dolandırıcılık, aldatma, küfürleşme, kavga, cinayet, vefasızlık, suçlama, çalma çırpma, yumruklaşma, ağlatma, sızlandırma, mobbing, ezme, süründürme, yok etme, yaşatmama, yaşama hakkına saygı duymama ve neticede psikolojisini bozma…
“Biz bozduk kendi psikolojimizi ve dahi biz bozduk bu nedenle birbirimizin de psikolojisini…”
Suçlu çok, suçlu herkes. Bunu kim başlattı şeytandan başka bilemeyiz ama bozduk işte. Zincirleme bir reaksiyon toplumun tüm damarlarına sızmış bir durumda… Salgın hastalık gibi yayıldı ve girdi insanımızın bütün hücrelerine… Oraya yerleşti, habitat yaptı, yuva yaptı, genden gene gidiyor tüm kötü ve şer düşünceler ve duygular… Bulaşa bulaşa her yeri ve herkesi sardı, hasta etti, öldürüyor. Farkında değiliz çünkü sadece psikolojimizi bozdular deyip karşı tarafı suçluyoruz, başkalarının psikolojisi üzerinden kendimizi aklamaya çalışıyoruz ama hepimiz hasta olmuşuz idrakinde değiliz, bu gidişle de hiç farkına varamayacağız…
Çünkü biz işimizde, gücümüzde, hayatımızda, evimizde, sokağımızda her yerde aynılaştık, aynı şuursuz insanlar olduk, tek tip insan formatı işlendi beynimize, aklımızı sattık, ruhumuzu kiraladık, bedenimizi satılığa çıkardık… Daha neden şikayet ediyoruz anlamıyorum? Olan olmuş artık, bitirmiş ve tüketmişiz güzelliğe dair ne varsa, bir umut birileri örnek olur da herkes güzel yol alır diye dua eden de mi kalmadı? Demek ki nasıl yaşarsan öyle yaşatılırsın…
Psikolojimizi bozduk… Bu haltı biz yedik!



