
Yerli ve milli olmanın ince sınavı


Yerli ve milli olmanın ince sınavı
Bünyamin Aygün
bunyaminaygun@gmail.com
Zorlu Holding CEO’su Cem Köksal’ın, holdinge bağlı şirket olan Vestel CEO’una yanıt olarak gönderdiği ve Ramazan ayının kutlanmamasını içeren e-posta, sadece bir kurumsal krizi değil, aynı zamanda “yerli ve milli” olma iddiasındaki şirketlerin toplumsal değerlerle olan saygısını da gün yüzüne çıkardı. Köksal’ın bu e-posta nedeniyle gözaltına alınması ve ardından istifa etmesi, olayı sadece bir yönetim krizi olmaktan çıkarıp, toplumsal bir mesele haline getirdi.
Mail, gözaltı ve istifa
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Köksal hakkında “inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme” suçundan re’sen soruşturma başlattı. Köksal, gözaltına alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Şirket içi bir yazışmadan dolayı yönetici gözaltına alınabilir mi sahiden buna ilk defa şahitlik ediyoruz.
Bu ülkede eğitim alıyorsun bu ülkede zenginleşiyorsun, bu ülkede en lüks otellere, AVM’lere rezidanslara sahip oluyorsun ama bu ülkenin değerlerini hiçe sayıyorsun. Bana sorarsanız ezikçe bir davranış!
Bu süreç, Zorlu Holding’in hızlı bir şekilde açıklama yapmasına ve Köksal’ın 1 Mart 2025 itibarıyla görevinden ayrılacağını duyurmasına kadar gitti. Ancak bu istifa olayın sadece hukuki ve toplumsal boyutunun da ötesine geçti. Bu ülkede eğitim alıyorsun bu ülkede zenginleşiyorsun, bu ülkede en lüks otellere, AVM’lere rezidanslara sahip oluyorsun ama bu ülkenin değerlerini hiçe sayıyorsun. Bana sorarsanız ezikçe bir davranış! Apple ceosu, İngiltere Kralı, Kanada Başbakanı ve daha nice Hıristiyan lider ramazan ayının gelişini kutlarken bu ülkenin kaynaklarıyla zenginleşenleşen bir holgingin yaptığının izahı olamaz!

Tabii tepkilerden çekinen Zorlu Holding yaptığı açıklamada, 1953 yılından bu yana aile değerleri ve iş ahlakına bağlı bir kurum olduğunu vurguladı. Ancak bana göre bu açıklama yaşanan krizi tam olarak örtbas etmekten çok uzak kaldı. Çünkü Köksal’ın maili, sadece bir yönetici hatası değil aynı zamanda toplumsal değerlere karşı büyük bir saygısızlık olarak tarihe geçti bir kere!
Biri, “yerli ve milli” mi dedi?
Dünden beri düşünüyorumda; bu olay, “yerli ve milli” olma iddiasındaki kurumların toplumsal değerlerle olan saygısını bir kez daha su yüzüne çıkardı. Vestel gibi markalar, Türk halkı tarafından benimsenmiş ve desteklenmiş markalar olarak öne çıkıyor. Ancak, bu markaların yöneticilerinin toplumsal değerlere karşı tutumları, markaların itibarını doğrudan etkileyebiliyor.
Bu nedenle, kurumların “yerli ve milli” olma iddialarını sadece ekonomik bir strateji olarak değil, toplumsal bir sorumluluk olarak da benimsemesi gerekiyor.
Zorlu Holding CEO’sunun yaşadığı bu kriz, “yerli ve milli” olmanın sadece ekonomik bir strateji değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu bir kez daha hatırlattı. Toplum, bu tür olaylara karşı duyarlılığını her zaman gösteriyor ve gereken cevabı veriyor. CEO Cem Köksal’ın maili, sadece çalışanlar arasında değil, kamoyuna yansıyınca geniş bir kesimde büyük bir tepkiye neden olsa da Zorlu Holding, hızlı davranarak açıklama yaptı ve Köksal’ı istifa ettirdi. Bu süreç gösterdi ki, kurumlar toplumsal değerlere karşı daha duyarlı olmalı.

Ayrıca, Cem Köksal’ın istifası ve yaşanan tartışmalar, kurumsal yönetim anlayışının toplumsal değerlerle ne kadar iç içe olduğunu gözler önüne serdi. Zorlu Holding gibi köklü bir kurumun bu tür bir krizle karşı karşıya kalması, hem yönetimsel hem de toplumsal açıdan ders alınması gereken bir süreç olarak değerlendirilmeli. Toplum, bu tür olaylara karşı duyarlılığını her zaman gösteriyor ve gereken cevabı veriyor. Bu nedenle, kurumların “yerli ve milli” olma iddialarını sadece ekonomik bir strateji olarak değil, toplumsal bir sorumluluk olarak da benimsemesi gerekiyor.



