Namazla alay edilen tek islam ülkesi Türkiye!

Namazla alay edilen tek islam ülkesi Türkiye
Bünyamin Aygün
bunyaminaygun@gmail.com


Sosyal medya meczupluğunun ulaştığı yeni seviye gerçekten de dehşet verici! Artık namaz ibadetiyle alay etmek, secdede ölen insanları mizah malzemesi haline getirmek, bozulmuş ahlakın viral bir akıma dönüştüğü bir toplum tablosunu gözler önüne seriyor. Bu durumu sadece “çocukça şaka” olarak nitelendirmek, akıl sağlığımızı sorgulatacak bir cehalet örneği! En hafif tabiriyle bu bir manevi çarpılmadır! 
TikTok ve Instagram gibi sosyal medya platformlarında son günlerde hayret verici videolar yayınlanıyor.

Genç kızların kamuya açık platformlarda neredeyse yarı çıplak kıyafetleriyle cemaat taklidi yaparak namazla dalga geçmesi hatta secde sırasında “ölme” gibi hareketlerle alay etmeleri bazılarına komik gelebilir. İlginç olan ise bu durum, artık tek bir videonun ötesine geçip bir akıma dönüşmüş durumda. İzlenme uğruna kutsal değerlere hakaret eden bu içerikler, sosyal medyada hızla dolaşıma giriyor ve toplumsal değerlerimizi hiçe sayıyor. Gerçekten bu gidişat nereye? (Yeni Şafak)
https://www.instagram.com/reel/DSf1ezBDbny/?utm_source=ig_web_copy_link&igsh=NTc4MTIwNjQ2YQ==

İslam dininin temeli olan Namaz ile yarı çıplak alay eden genç kızlar. Namazla alay etmek, TCK’nın 216/3 maddesi kapsamında açıkça hapis cezası öngören bir suç kapsamında değerlendiriliyor.

Bu sözde akım, asla hafife alınmamalıdır! Buradan Cumhuriyet savcılarına açıkça suç duyurusunda bulunuyoruz. Evlerde ve okullarda çekilmiş görüntülerde, gençlerin sınıf ortamında namazı ve secdeyi aşağılayıcı bir şekilde taklit ettiği içeriklere karşı sessiz kalmak ne okul yönetimini, ne Millî Eğitim’i ne de ebeveynleri masum kılar. Her birinin sorumluluğu vardır ve bu seviyesizliğin hesabının sorulmasını bekliyoruz. Sakın ha, biri çıkıp buna, “ifade özgürlüğü” gibi mantıksız bir savunma yapmaya kalkmasın! (SuperHaber)

Medya kirletti, sosyal medya sıvıyor, devlet izliyor!

Her şeyimiz kirlendi, suç işlemek ise alenileşti bu ülkede. Bunun en büyük sorumlusu, önce geleneksel medya, yani televizyonlar ardından da sosyal medyadır. Televizyonlarda her sabah yayınlanan sapkın kadın programları ve akşamları ailece izlenen, kimin kimle yattığının belli olmadığı aile içi yatak hikayelerinin olağanlaştırıldığı ahlaksız yapımlar, Türkiye’yi bu karanlık noktaya sürükledi. Yetmiyormuş gibi, denetimsiz sosyal medyada artık herkes “gazeteci”, herkes her şeyin “en bileni” kesilmiş durumda.
Özellikle Kanal D, ATV, NOW, Star ve Show TV, bu çürümeyi başlatan sapkın programların mimarlarıdır. Bu programlarla büyüyen ev kadınlarının çocuklarına vereceği ahlak seviyesi de işte bu kadar olur. Biz, 2000’lerde başlayan bu sapkın yayıncılığın bedelini bugün ödüyoruz.
Bugün sokak magandalığının fitili, nasıl ki “Kurtlar Vadisi” dizisiyle ateşlenmişse; aynı şekilde, ahlaksızlıkların, uyuşturucu partilerinin, grup seksin ve İslam dininin temel direği olan namazla alay edilmesinin de fitili, bahsettiğim kanallardaki yapımlarla ateşlenmiştir. Peki, bu iki mecrayı denetlemesi gereken devlet ne yapıyor? Reklam, ilan ve vergi derdine düşmüş durumda. İçeriğe dair hiçbir kaygı taşımadan, yalnızca ne kadar reklam alındığına ve verginin ödenip ödenmediğine odaklanıyor. Bu durum, toplumun değerlerini tehdit eden bir kayıtsızlık ve sorumsuzluk örneğidir. Kısaca özetleyecek olursak medya kirletti, sosyal medya sıvıyor, devlet izliyor!

Toplumun bir kesiminden, sosyal medyada namazla alay eden gençlere nefret de yükseliyor.



Kirletemediğiniz bir namaz kalmıştı

TikTok, Instagram ve diğer sosyal medya mecraları binlerce şikayete rağmen bu videoları yayından kaldırmıyor. Silme, etiketleme ve içerik engelleme gibi temel denetim mekanizmaları işlemiyor. Burada insanın aklına iki ihtimal geliyor:
Ya bu platformlar milli ve manevi değerlerimize yönelik açık saygısızlığı görmezden geliyor ya da algoritmalar dini değerleri, “Trend” maddesi olarak görüyor. Neresinden tutsak tutarsızlık!
Üstelik mesele sadece namaz pozlarıyla sınırlı değil. Namaz esnasında vefat edenlerle bile alay edilen paylaşımlar açıkça ortada. Bu iş bireysel bir “şaka” olmaktan çıkmış, inanç sistemine yönelik sistematik bir aşağılamaya dönüşmüştür. İslam dininin ve Türkiye’de yaşayan toplumun ezici çoğunluğunun en temel manevi bağlarından biri olan namaz, sadece kişisel bir ibadet değildir. Müslüman olma kimliğinin ve saygının simgesidir. Bir zamanlar kirletmeye cesaret edilemeyen bu kutsal ritüelin bugün TikTok akımına dönüştürülmesi, manevi çöküşün en açık göstergesidir.

Sosyal medya lağımı

Sosyal medya insanları sadece eğlendirmiyor aynı zamanda değer sistemlerini de şekillendiriyor. İzlenme, beğeni ve “viral olma” dürtüsü, kutsal değerlerin bile alay konusu haline getirildiği bir kültürü doğurdu. Algoritmalara bu kadar cezasızlık tanındığında, gençlerin vicdan terazisinin nasıl bozulduğunu net şekilde görüyoruz. Bizim sarhoşumuzun bile saygı gösterdiği kutsala, bugün yarı çıplak kıyafetler içinde kahkaha atılıyor. Sosyal medya kelimenin tam anlamıyla bir lağıma dönmüş durumda. Yazık, günah. Bu alan bu kadar savunmasız bırakılmamalı. 
Öte yandan siyasi cenahtan gelen tepkiler ise birkaç cılız sesle sınırlı kaldı. AK Parti Ankara Milletvekili Leyla Şahin Usta, namazla alay edilen videoları “ifade özgürlüğü kisvesi altında gençlerin zihnini kirleten tehlikeli bir zihniyetin ürünü” olarak tanımladı. (Ankara Net)

Sözde “akım” uğruna challenge yapan gençlerin adalet önüne çıkarılması bekleniyor. Vatandaş, Cumhuriyet savcılarını göreve çağırdı.

Toplumsal kodlarımız çözülüyor

Millî Eğitim Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan da tepkiler geldi, ancak bunlar yetersiz ve göstermelik. Bugün konuştuğum herkes, ibadetlerle alay eden içeriklerin derhal engellenmesini, bu davranışlara göz yuman öğrenciler, okul yönetimleri ve sorumlular hakkında işlem yapılmasını talep ediyor.  (Doğruhaber)
Bu yazı sadece bireysel bir öfke yazısı değil. Ortada toplumsal kodları çözmeye yönelik sistemli bir saldırı var. Gençlerin kutsallar üzerinden alay üretmesi asla basit bir “Trend” meselesi değildir. Bizi biz yapan manevi bağlar her geçen gün zedeleniyor. Saygı kültürü zaten büyük ölçüde eridi. Artık neyi normalleştirdiğimizi sorgulamak zorundayız, alarm zilleri çalıyor!

En ağır ceza verilmeli

2023’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sosyal medyada namaz ibadetiyle alay eden bir kişi hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” ve “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlarından toplamda 2 yıl 9 aydan 10 yıl 5 aya kadar hapis cezası talep edildi. haberturk.com
Bu örnek, namaz ibadetiyle alay etmenin hukuken ciddi yaptırımları olduğunu gösteriyor ve bu tür içeriklerin sadece etik değil, aynı zamanda suç olduğuna işaret ediyor. 
Namaz sadece bir “yat-kalk” hareketi midir? Bu dizilerle, sabah programlarıyla ve sosyal medya çürümesiyle mücadele etmenin zamanı çoktan gelmiştir. Televizyon kanalları, sosyal medya şirketleri, hükümet organları ve toplum liderleri bu saldırıları sadece izlemekle, birkaç uyarı ya da para cezası vermekle yetinmemeli. Somut ve kalıcı tedbirler alınmalı.
Çünkü bir toplum kutsalına sahip çıkamazsa ne olacağını biliriz:
Değerler silsilesi hızla erir, saygı kültürü çürür ve geriye yalnızca viral içerik uğruna kutsalı hiçe sayan, köksüz bir nesil kalır.

https://youtu.be/bpQRwBgB8RM: Namazla alay edilen tek islam ülkesi Türkiye! Devamını oku: Namazla alay edilen tek islam ülkesi Türkiye!




İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu