
Ailede reform zorunluluğu
Bugün erkekler nafaka avcısı gözüyle bakan kadınlarla evlenmekten korkar hale gelmiştir. İşte bu sebeplerden ötürü evlilik müessesi alarmlar vermekte, erkeklerin ‘ekonomik mahkumiyet’ gibi bir endişeye kapılmasına neden olmaktadır.
Ailede reform zorunluluğu
Göktürk Kadığoğlu
gokturkkadioglu@outlook.com.tr
Kadın, İslam dininde ayaklarının altına cennet serilen en önemli kişidir. Ancak günümüzde, ünlü bazı kadın dernekleri ve suyun başını tutan bazı hanım yetkililer nedeniyle Türkiye’de kadın erkek ile eşit olmaktan öte erkeğin kölesi haline getirilmiştir. Bu düzende örneğin kadın eşini aldatırsa, eşiyle boşanır ama erkek ömür boyu nafaka öder. Kadın erkeği boşasa bile aynı şekilde nafaka devreye girer. Hangi koşullarda olursa olsun suçlu görülen taraf erkektir.
Nafaka ve evlilik sistemi üzerine
Bugün erkekler nafaka avcısı gözüyle bakan kadınlarla evlenmekten korkar hale gelmiştir. İşte bu sebeplerden ötürü evlilik müessesi alarmlar vermekte, erkeklerin ‘ekonomik mahkumiyet’ gibi bir endişeye kapılmasına neden olmaktadır. Kadınlar ise artık ‘kim ile evlensem, boşanınca yüklü bir nafaka alırım’ mantığıyla hareket etmeye başlamıştır.
Kadın ve erkek, evlilikte karşılıklı anlayış ve fedakarlık yapması gerekirken, kadınlar en ufak bir sorun karşısında bu kanundan aldıkları güç ve ömür boyu nafaka desteği ile boşanmayı ve erkeği dışlamayı tercih edebilmektedir.
Evliliklerin azalıp boşanmaların büyük bir hızla artmasında 6284 Sayılı Kanun’un etkisi büyüktür. Kadın ve erkek, evlilikte karşılıklı anlayış ve fedakarlık yapması gerekirken, kadınlar en ufak bir sorun karşısında bu kanundan aldıkları güç ve ömür boyu nafaka desteği ile boşanmayı ve erkeği dışlamayı tercih edebilmektedir. Bu durum, kanunların adeta kadınları boşanmaya teşvik ettiği algısı yaratmakta ve evlilik müessesini zedelemektedir.
Ancak unutulmamalıdır ki ev hanımı, ailenin düzeni ve çocuk yetiştirme gibi kutsal bir görevi üstlenir.
Kariyer vekKadın rolü
Bir diğer sorun ise kariyer yapma hırsının aile kurumu üzerindeki etkileridir. Kariyer hedefleri, özellikle ‘kimseye muhtaç olmama’ anlayışıyla evlenmeyi öteleyen ve aile kavramından uzaklaşan bireylerin artışına neden olmaktadır. Evde eş ve anne olmak şöyle dursun, iş yerinde onlarca kişiye hizmet etmeyi tercih eden bu anlayış, çocuk doğum oranlarının düşmesine ve toplumsal yapının zedelenmesine yol açmıştır.
Devletin de çalışan kadını destekleme politikaları, ev hanımı olmanın toplumda ‘eziklik’ gibi algılanmasına zemin hazırlamıştır. Ancak unutulmamalıdır ki ev hanımı, ailenin düzeni ve çocuk yetiştirme gibi kutsal bir görevi üstlenir.
Eğitim ve evlilik
4+4+4 eğitim sistemi, gençlerin uzun bir okul hayatına sürüklenmesine neden olmuştur. Sonrasında dünya telaşı ve ekonomik baskılar nedeniyle evlenmek ertelenmiş; bu da toplumsal düzeni ve doğum oranlarını olumsuz yönde etkilemiştir. Gençler, nafaka korkusuyla evlenmekten uzak durmakta, bunun yerine evcil hayvan sahiplenme oranları hızla artmaktadır. Ancak bu tabloya karşı sorumlu yetkililer, sorunları çözmek yerine kadın istihdamını artırma adına yeni destekler sunmaktadır.
4+4+4 eğitim sistemi, gençlerin uzun bir okul hayatına sürüklenmesine neden olmuştur. Sonrasında dünya telaşı ve ekonomik baskılar nedeniyle evlenmek ertelenmiş; bu da toplumsal düzeni ve doğum oranlarını olumsuz yönde etkilemiştir
İslam’ın hak ve adalet anlayışından uzaklaşan bu sistem, aileyi tehdit etmektedir. Anadolu irfanına uygun aile politikaları geliştirilmesi ve evlilik kurumunun korunması bir zorunluluktur. Kanunlar, adaletin ötesine geçip toplumu kutuplaştıran ve dengeleri bozan bir hâl almamalıdır. Kadın haklarını savunurken, erkeğin hakları da göz ardı edilmemeli; aile birliğini koruyacak reformlar bir an önce hayata geçirilmelidir.



